Gönderen Konu: 27 Şubat 1940- Mükellefiyet - Milli Korunma Kanunu !  (Okunma sayısı 8610 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Ekim

  • İleti: 1687
    • Profili Görüntüle


1940’larda ; vergisini ödeyemeyen , borcu olanlar   “mükellefiyet” denilen  bir  ceberrutlukla karşı karşıya kalıyor ;berbat koşullarda silah tehdidiyle madenlerde çalışmaya zorlanıyor, kadın ve çocuklar yol işçiliğinde… Çıplak ayaklarıyla yollara taş döşeyen çocuklar 16 yaşına gelince yerin yedi kat altına madene yollanıyor.

1940-1950 ‘li yıllar Tek Parti ,Milli Şeflerin olduğu dönemde çıkarılan  bu yasa  ile günde 12 saat tabii ki düşük ücretle çalıştırılıyor  mülksüzler. Sabunun  gramla verildiği günler; elverişsiz koşullarda çalışmanın getirdiği güçsüzlükle  hastalıklar  artıyor. Yılda ortalama 100 emekçinin hayatına mal olduğu   madenden kaçamazsın da; kaçarsan jandarma peşine düşer, tutar getirir seni sırtında görülmeyen kırbaçla çalışmaya…

Bu insan yiyen ocakları , 1923’ten 1940 ‘lara dek Fransızlar işletmiş ya,  bu nedenle sorar  bir emekçi: “ Hani Kurtuluş Savaşı ile denizde dökülmüştü küffar ,bunların  ne işi var Zonguldak’ta? “  Sahi ne işleri vardı !...

Bu işin yani “ mükellefiyetin”  bir de müdürlüğü var ;  barınacak ,yatacak yeri olmayan, karın tokluğuna ,hakaretler altında  ,günde 12 saat kölelik yapmaya adam topluyor  civardan . Ve bu güçleri ,asker nezaretinde  ölesiye çalıştırıyor ! Kaçtığın an  da Amele Taburlarındasın  !

Biryerlerden bulduysan az bi para alırsın sağlık raporu kurtulursun  mükellefiyetten   ama yoksa elini-ayağını kesmeye kadar götürürsün işi de anca kurtulursun  ölmeden  toprak altına girmekten !

Hopa’ya kadar Trabzon denildiği dönemlerde Gülcemal vapuruyla  ve  yürüyerek oralardan 70 günde madene gelenler ;  öyle bir geliş ki bu   , yıllarca aile efradından kimseyi  göremeden kölelik düzeninde çalışma ve bazen de asla geri dönememe …

İkinci Paylaşım Savaşı dönemlerindeki ekonomik durumun dayatmasıydı diyenlere de şimdilik şunu diyelim; evet şartlar zor ,kötü; kabul diyelim ama bu durumda dahi  madenlerde çalışmamAk adına sağlık raporu almak için rüşvetin, adam kayırmanın gırla olduğu bu uygulama faşizan baskılar altındaki çalışmayı aklayamaz

Nazım demiş ya :

Tarihsel, sosyal, ekonomik şartların/ zaruri neticesi bu!/ deme, bilirim!/ O dediğin nesnenin önünde kafamla eğilirim./ Ama bu yürek o, bu dilden anlamaz pek./ O, “Hey gidi kambur felek,/ hey gidi kahpe devran hey,”/der.




« Son Düzenleme: 27 Şubat 2013, 19:33:55 Gönderen: Ekim »


Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimdışı Ekim1917

  • İleti: 30
    • Profili Görüntüle
Ynt: 27 Şubat 1940- Mükellefiyet - Milli Korunma Kanunu !
« Yanıtla #1 : 27 Şubat 2013, 20:00:05 »
 Teşekkürler Ekim.

 İnsanın içi ''cız'' ediyor. Resmen insanları zorba ve şiddetle köle gibi kullanmışlar. Sözde cumhuriyet devrimi yapılmış...

''Bu insan yiyen ocakları , 1923’ten 1940 ‘lara dek Fransızlar işletmiş ya,  bu nedenle sorar  bir emekçi: “ Hani Kurtuluş Savaşı ile denizde dökülmüştü küffar ,bunların  ne işi var Zonguldak’ta? “  Sahi ne işleri vardı !...''
 
 Aslında bu cümle bir çok şeyi anlatıyor...
« Son Düzenleme: 27 Şubat 2013, 20:07:23 Gönderen: Ekim1917 »


“Ya bir yol bulacağız, ya bir yol açacağız”
Kartacalı General Annibal

Etiketler: