Gönderen Konu: UMARSIZ KAPİTALİZMİN İFLASI  (Okunma sayısı 2447 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1817
UMARSIZ KAPİTALİZMİN İFLASI
« : 11 Mart 2013, 16:11:48 »
UMARSIZ KAPİTALİZMİN  İFLASI

Kapitalist sistem 1930’lardaki Büyük Buhran’dan sonra en büyük krizini yaşıyor. Egemen sınıfın  özellikle spekülatif  finansal  oyunları krizin işaretlerini  2008’de vermeye başlamış  hatta deyim yerindeyse mali kriz küresel anlamda metastaz yapmaya başlamıştı.

Dünya ölçeğinde milyonlarca işsizin olduğu veya tam günlü iş bulamayanların gitgide arttığı ve yine 1930 ‘dan sonraki en uzun dönemli işsizlik oranlarının yaşandığı bu zaman diliminde artık artan toplumsal sıkıntı gerçekliği kolaylıkla gizlenebilen bir olgu olmaktan çıkmıştır.

Evet ,1930 buhranı çok ciddi bir ekonomik krizdi ama ABD kapitalizmi yine de küresel anlamda ekonomik bir güç omayı sürdürebildi.İkinci Paylaşım Savaşı sonunda hala dünyanın en büyük endüstriyel gücüydü. 1950 lerden başlayarak 1960 ‘lara gelindiğinde Avrupa ve Japonya ABD kapitalizmini sarsmaya başladı; ticari dengeler değişmeye başlamış ,doların üstündeki baskılar giderek yükselme eğilimine girmişti. Bu noktada Vietnam Savaşı’nın da  ABD ekonomisi üstündeki olumsuzluklarını gözardı etmemek gerek ; küresel anlamda  ekonomik egemenliğinin sona erdiği sinalleri 1970’lerde bizzat devlet erki tarafından kabul bile edilmişti. Çünkü doların uluslararası konvertibilitesi sona ermiş , para altın standartından  ayrılmıştı ; bu durum da spekülasyona ,finansal spekülasyona davetiye çıkarmıştı. Döviz alanındaki hareketler artık trilyonlarla ifade ediliyor ki bu da gerçek bir ticaretin olmadığının en bariz göstergesidir; olan sadece spekülatif hareketler,rantiyedir. Şirket karları artık  neredeyse sadece borsa oyunlarından ,tefecilikten elde edilir duruma gelmiştir. Bunun tercümesi ,artık Keynesyen formüllerle kapitalizm sürdürebilir olmaktan çıkmıştır.

1932’lerde, Roosevelt  döneminde “ New Deal”  yani “Yeni Görüş” adıyla ortaya atılan  kapitalist sistemi kurtarma-yaşatma  önlemleriyle de sistemin yürüyemediğini bugünlerde yaşananlar fazlasıyla göstermekte. Yeni Görüş döneminde çıkarılan yasalarla bankaların spekülatif amaçlı kredi kullandırmaları yasaklanmış ama sanayiye görülmemiş şekilde fonlar aktarılarak krediler sağlanmıştır. Sonuç ortada ! Sözüm ona aşırı üretimin engellenmesi ve ücretlerin arttırılmasıyla stoklar eriyecek  iş rayına girecekti…

Kaynakların kıt olduğu gezegenimizde çok küçük bir azınlığın üretim araçlarının özel mülkiyetlerinde oluşu, küresel  anlamda ekonomik kaynakların  dünya halklarının kullanımına,faydasına ,rasyonel gelişimine,paylaşımına  engel teşkil etmektedir.

Can çekişmekte olan sistemi Keynesyen uygulamalar da kurtaramaz demiştik; çünkü , sistem doğası gereği asla kar olgusundan vazgeçmeyecektir, hatta kardan zararı dahi göze alamaz; yani varlık sebebini ortadan kaldıramaz. Ve  pek doğaldır ki bunun sonucunda devlet denilen zor aygıtı  sermayenin yolundaki engelleri kaldırmak adına sosyal ve ekonomik baskılarla  faşizan uygulamalarını arttıracak .

Gündemdeki Şangay Beşlisi gibi oluşan veya oluşacak olan yeni birlikteliklerle sistemin alaşağı edilemeyeceğini ,bu gibi topluluklarla kapitalizmin daha vahşi bir tutum sergileyeceği gerçeğini de gözardı etmeden gündem takip edilmeli.

Emperyalist kapitalist sistemin; mantığı gereği  küresel anlamdaki ekonomik güç kaybını önlemek adına  militarist saldırılara  başvurarak sömürüyü devam ettirme kararlılığıyla,  bize yirminci yüzyılda yaşananlardan çok daha vahşice ve daha  kanlı bir ölçekte yaşatacağı bu gidişat ancak uluslararası işçi sınıfının devrimci mücadele yoluyla önlenebilir.

Küresel kapitalist sistemdeki egemen konumunu korumak adına sayısız senaryolar gündeme getirerek ikiyüzlülüğünü vurgulayan emperyalizm yeni savaşlar yaratmaktan asla geri kalmayacaktır. Sinyalleri çoktan verilen bir dünya savaşını önlemek ancak  küresel mücadelede merkezi bir rol oynayacak olan işçi sınıfının uluslararası birliğinden geçer .

Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.

Çevrimiçi veda

  • İleti: 3365
Ynt: UMARSIZ KAPİTALİZMİN İFLASI
« Yanıtla #1 : 11 Mart 2013, 20:22:36 »
Öncelikle Ekim Arkadaş'ın emeğine sağlık.
Yazıda takıldığım,daha doğrusu açıklanmaya gereksinimi olan bir bölüm var.

"Gündemdeki Şangay Beşlisi gibi oluşan veya oluşacak olan yeni birlikteliklerle sistemin alaşağı edilemeyeceğini ,bu gibi topluluklarla kapitalizmin daha vahşi bir tutum sergileyeceği gerçeğini de gözardı etmeden gündem takip edilmeli."

Buradan öyle bir anlam çıkıyor ki,sanki Şanghay Beşlisi ve bunun gibi birliktelikler, sistem karşıtı birliktelikler.
Oysa bu birlikteliklerde,diğerleri gibi sistemden bağımsız değil sistemin içersinde ve bu sistem içilikteki hegamonya kavgasın da güç olabilmek etkin olabilmek adına ,sisteme dahil ülkelerce oluşturuluyor.

Gerçi bizim aklı evvel ulusalcı solcularımız,başta İP olmak üzeri,Rusyay'ı,Çin'i ABD merkezli Emperyalizme karşı görüyorlar.
Oysa Emperyalizm,artık günümüzde tek merkezli değil.

Küreselleşen emperyalizm'in içersinde kıyasıya bir hegamonya mücadelesi var.
Eskiden verilen kavga sonunda topraklar paylaşılırdı,şimdi ise Lenin'in dediği gibi dünyanın artık toprak olarak paylaşılması tamamlanmıştır.
Şimdiki paylaşım Hegamonya paylaşımıdır.

veda

« Son Düzenleme: 11 Mart 2013, 21:27:37 Gönderen: veda »
Yeryüzüne tohum gibi saçmışım ölülerimi, kimi odesada yatar, kimi prag\'da, istanbul\'da kimi.
En sevdiğim memleket yeryüzüdür, sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi...NAZIM HİKMET

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1817
Ynt: UMARSIZ KAPİTALİZMİN İFLASI
« Yanıtla #2 : 11 Mart 2013, 21:16:12 »
Sayın veda ,gerçekten çok önemli bir noktaya değinmiş . Yazıdaki vurgu yanlış mı oldu acaba diye düşünmeden edemedim. 

Söylenmek istenen ;  Şangay Beşlisi olarak adlandırılan Brezilya,Çin,Rusya,Hindistan ve Güney Afrika ‘dan oluşan birliğin tabii ki kapitalist sistemin yeni bir oluşumu olduğu ve de  Batı’yı iki yüzlü bir şekilde eleştiren Çin  ve ABD ile  stratejik işbirliği içinde olan Hindistan’ın içinde olduğu  bu oluşumdan kapitalizme alternatif olduğu  gibi bir sanrıya kapınılmaması açısından gündem değerlendirilirken bu noktanın dikkate alınmasıydı aslında.

Şangay Beşlisi ile ilgili daha önceki yazılarımıza gözatılmasında fayda var diye düşünüyorum:
http://solplatform.biz/index.php/topic,1910.msg5191.html#msg5191
« Son Düzenleme: 11 Mart 2013, 22:43:39 Gönderen: Ekim »
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.