Gönderen Konu: Faşizm ve Küresel Ekonomik Kriz  (Okunma sayısı 1741 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ekim

  • İleti: 1817
Faşizm ve Küresel Ekonomik Kriz
« : 16 Haziran 2012, 00:37:38 »
Ekolojij ve sosyal anlamdaki bozulma  göz önüne alındığında küresel krizin büyüklüğünün emsalsiz boyutlarda olduğu gözlemlenmektedir.Ciddi anlamda bir insanlık kriziyle karşı karşıyayız.Büyük çapta ayaklanmaların yaşanacağı bir sürece girilmiş ;kapitalizm  de içine düştüğü krizden  yeniden yapılanma  ile  kurtulmaya çalışırken ve tabii ki  işçi sınıfı hareketlerinin gücünü zayıflatmak ,uluslararası sermayenin baskıcı gücü ile küresel faz oluşturmak birincil amaç edinilmiştir.

Uluslararası sermaye , neo-liberal politikalar yoluyla küresel iş gücünü seferber ederek yeni istismar yöntemleriyle milyonlarca insanı yerinden -yurdundan ederek göçmenleştirmiş ve bizler artık çok daha entegre ,ulusötesi bir güç,küresel kaynak ve kurumların üzerindeki olağanüstü kontrolü olan baskıcı unsurlarla karşı karşıyayız.

Artan eşitsizlik ve aşırı birikim sonucunda oluşan  keskin toplumsal kutuplaşma; gezegenimizin   azınlığın elinde hızlı yoksullaştırma politikalarıyla çoğunluğun mülksüzleşmesine yol açmıştır. Militarist anlamdaki birikimler de savaşlar sonucu oluşan yıkımları yeniden tesis etmek adına ,-sanayi/güvenlik/mali-  bu üçlü kompleks yapıyı   her  daim tetikte tutmuş ,büyük kazançlar elde edilmesine neden olmuştur. Şimdilerde ise    "sıcak savaş" ötesinde küresel bir savaş ekonomisi yaşıyoruz.  

Uluslarötesi sermaye ,devlet maliyesini kontrol altına almak  nedenli sosyal eşitsizlikleri arttırmak sonuçlu kemer sıkma politikalarını dayatır.Neo -liberalizm sonucu hızla aşağıya doğru bir hareketlenmenin gözlendiği günümüzde ırk kültürü idealize hale getirilerek irrasyonel olan faşizm ideolojisi güçlendirilmeye çalışılarak yalnız bıraklılan sınıf etkisiz hale getirilmiştir.
 
Bizler biliyoruz ki faşizm çok kolay kılık değiştirir; zamanı çok iyi kullanır,ağır ağır kar uykusu örneği çöker üstümüze;önce insanları dönüştürür ,onurunuzu yok eder,herşeye  olumlu  anlamda baş sallayan bireyler yaratır da  tam boğazınıza yapışırken "ne oluyor" durumuna düşersiniz.

Yoksul çoğunluğa ,küreselleşen kapitalizme tek çözümün, kaynakların  yeniden dağıtımı,paylaşımı olduğundan hareketle  faşizme,kapitalizme  karşı işçi sınıfının mücadelesi ulusötesi bir mücadele bazında  olmalı.Bu bağlamda ;sosyalist cenah, üzerine düşeni gerçekleştirmezse faşizmin utkusunun kaçınılmaz olacağını bir kez daha göreceğiz.Ve diyoruz ki ; tüm dünyadaki yoğun emek saldırılar  sınıfın devrimci  mücadelesiyle  durdurulacak ve de emek-sermaye çelişkisinin çözümü de   ancak    enternasyonalizmin gereklerini yerine getirmek koşuluyla   oluşacak  dünya devrimiyle  olanaklı olacaktır.
Ne yeraltında; ne yeryüzünün doruklarında kendine yer bulamayan rengarenk bir kelebek süzülüyor odama. Gelip kırmızı bir karanfilin üstüne konuyor. Direnç aşılıyor, umudu, geleceği müjdeliyor, düşlerin gerçek olacağı günleri… Gelip tam yüreğimin üstüne konuyor.